Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni Hatırla!
Şifremi Unuttum
Kayıt Ol


 


KASABAMIZIN TARİHÇESİ
Hançalar

Okuma yazma yüzde 99 oranında olan kasabada bir ortaokul ve iki ilkokul mevcuttur. Doğusunda Kocaköy, Süller, batısında Develler, Ortaköy, kuzeyinde Akkent, güneyinde Alfaklar, Selcen ile çevrili olan Hançalar engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Denizli ye 72 km., Çal'a 5 km. uzaklıkta olan kasabanın imar planı mevcut olup, içme suyu, elektrik, kanalizasyon, yol gibi altyapı yatırımları bitirilmiştir. Kasabada geçim tarıma bağlı olup, bamya, kuru üzüm, meyvecilik, tahıl, tütün, kavak gibi tarım ürünleri üretilmekte az miktarda küçükbaş hayvancılığı yapılmaktadır. Kasabada çok sayıda ticarethane bulunmakta olup, Türkiye'nin dört bir yanına dağılmış bir çok kasabalımız bulunmaktadır.


Şimdi kendisi de Hançalarlı olan Prof. Dr. Himmet KARAZEYBEK hocamızın kaleminden Hançalarla ilgili yazıları sizlere aktarmak istiyoruz.

Kasabamızın ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu hakkında kesin bir bilgi ve belgeye sahip değiliz. Köyün içinden akan iki küçük dereciğin, Aşağı Cami önünde birleşip Koca Çaya aktığını ben bile hatırlıyorum. Büyük ihtimalle, ilk yerleşim, bu iki suyun birleşme yerine yapılan Han ile başlamıştır. Köyün ilk adının Hancı veya Hancılar olduğu tahmin edilmektedir. 1955 yılına kadar ayakta olan bu han, kanalizasyon yapımı sırasında yıkılmış, yanındaki serenli kuyu da kapatılmıştır. Kasabamızda Hacıefendi Hoca lakabı ile tanınan Muslu Aydınlı ile 2009 yılı yaz aylarında görüştüğümde, Hançalar Harmanyerinde ki Çimenlik Camisi minberinde geyik derisine yazılmış bir belgenin 1958-1960 yıllarında tamirat sırasında bulunduğunu, kendisinin bu belgeyi okuduğunu ve köye ilk yerleşimlerin 1690-1700 yıllarında Vaşvaş, Henefi ve Avşar yörüklerinden oluştuğunu öğrendiğini ifade etmiştir. Söz konusu bu tarihi belge maalesef kayıptır. Daha sonra Hançalar’a değişik yörelerden yerleşimler olmuş, örneğin Akkaşlar sülalesinin Senirkent’ten, Kaytazların Isparta’dan, Aşkomarlar (Aşık Ömer ) sülalesinin de Afyon-Şuhut’dan, Kuzu soyadlı  hizarcıların Burdur tarafından gelip yerleştikleri , yine Ceritler sülalesinin asıl köklerinin Adana-Ceyhan tarafında bulunduğu bilinmektedir. Garipler, Abbaklar, Kirişler, Kodallar, Kısaçlar ve Bağcı sülalelerinin kökeni hakkında ise bilgiye rastlayamadım.

Bölgenin en önemli ticaret merkezi olan Kayı Pazarına sadece bir saatlik yürüme mesafesinde bulunan kasabamıza, ilk yerleşimler hayvancılıkla uğraşan yörüklerden oluşmuş ise de daha sonraki yıllarda hem kervanların pazardan önceki son dinlenme yeri hem de pazar mallarının üretim yeri olarak hızla geliştiği dikkati çekmektedir. Kervan ticareti nedeniyle semercilik ve nalbantlık yapanların sayısı hızla artmış. 1960’larda zirve yapan dişçilik akımına kadarki dönemde ise Hançalar, üzüm, pekmez, helva, köpük helva, leblebi ve testi-bardak üretim merkezi olmuş.

Kasabamıza yörüklerden ve üretici esnaflardan sonra han ve konaklama hizmetlerini karşılamak üzere işçi olarak da küçük aileler şeklinde yerleşimler olduğu tahmin edilmektedir. 1844 yılı Osmanlı kayıtlarından, Çal Temettuat Defterlerini inceleyen Dr.İsmail Şen (1), Hançalar’ı oluşturan ilk aileler ile Uşak-Eşme ilçesinin İnay kasabası arasındaki akrabalıklara değinmektedir. Karaveli, Karamusa ve Karabekir gibi sülale isimlerinde benzerlikler görülmüş. “Kara” lakabı, o yıllarda, topraksız çiftçi aileler için kullanılmıştır. Sonuç olarak, kasabamızı 1700’lü yıllarda oluşturan ilk ailelerin yörükler olduğu, daha sonra esnafların ve üreticilerin yerleştiğini, ardından kervanlara hizmet veren gündelikçi veya işçi kesiminin oluştuğunu ve bunların Anadolunun farklı bölgelerinden gelerek bu “kırmızı toprakları” yurt edindiklerini söyleyebiliriz.
..



 






 
 


 

Her hakkı saklıdır. 2004 - 2010 hancalar.com
Tasarım ve Programlama : Parantez Teknoloji Internet Hizmetleri